Yılan 3. Sınıfta Nasıl Hareket Eder? Hayatın İçinden Bir Sürünme Hikâyesi
Merhaba! Pmsenerji sayfasının bu haftaki konusu “Yılan 3. sınıfta nasıl hareket eder”. Umarız faydalı bulursunuz!
İnsan bazı sorularla beklemediği anda karşılaşıyor. Geçen gün İzmir’de Kordon’da oturmuş çay içiyorum. Hava hafif rüzgârlı, martılar simit peşinde mafya gibi dolaşıyor. Tam o sırada arkadaşım Serkan döndü ve hiçbir bağlam olmadan şunu sordu:
— “Olum, yılan 3. sınıfta nasıl hareket eder?”
Bir anda beynim durdu. Çünkü soru hem çok saçma hem de aşırı ciddi geldi. Hani bazı sorular vardır ya, Google’a yazınca insan kendini sorgular… İşte tam o seviye.
Ben de doğal olarak çayı bırakıp düşündüm. Çünkü hayatımın yüzde sekseni gereksiz şeyleri fazla düşünmekle geçiyor zaten. İnsanlar yatırım, kariyer, gelecek planı falan düşünüyor; ben “yılanın hareket sistemi” üzerine zihinsel konferans düzenliyorum.
Ama dürüst olmak gerekirse, “Yılan 3. sınıfta nasıl hareket eder?” sorusu aslında ilkokul fen bilgilerinin gizli patronudur. Çünkü çocukken hepimiz yılanın nasıl ilerlediğini anlamaya çalıştık. Ayağı yok. Diz yok. Tekerlek yok. Ama hayvan Formula 1 pilotu gibi gidiyor.
Bu yazıda hem bu sorunun cevabına bakacağız hem de gündelik hayatın içindeki “yılan hareketleriyle” yüzleşeceğiz.
Önce Bilimsel Tarafı: Yılan 3. Sınıfta Nasıl Hareket Eder?
3. sınıf seviyesinde anlatılan bilgi aslında oldukça basit:
Yılanlar kaslarını kullanarak sürünür. Vücutlarını sağa sola kıvırırlar ve karın pulları sayesinde yere tutunarak ilerlerler.
Yani olay tamamen “kas + kıvrılma + tutunma” kombinasyonu.
İnsan düşününce aşırı garip.
Biz yürümek için:
Diz,
Kalça,
Ayak,
Denge,
Motivasyon,
Sabah kahvesi,
Bazen de psikolojik destek gerekiyor.
Yılan:
“Ben kıvrılır giderim.”
Bu kadar.
Bazı sabahlar alarm çalınca ben de yılan gibi hareket etmek istiyorum gerçi. Özellikle pazartesi günleri yataktan çıkışım tam sürünmeli sistem.
Yılanın Hareketiyle Sabah Otobüsüne Yetişen İnsan Aynı Şey Mi?
Bence evet.
Geçen ay işe geç kalıyorum. Evden çıktım, otobüs durağına doğru gidiyorum ama klasik İzmir güneşi beynimi tost yaptı. Bir yandan koşturuyorum bir yandan terliyorum.
O sırada önümde biri vardı. Adam kaldırımda inanılmaz zikzak çizerek yürüyordu. Sağa kayıyor, sola dönüyor, tekrar toparlıyor…
Dedim ki:
“Bu adam ya çok uykusuz ya da içindeki ruh hayvanı yılan.”
Çünkü yılanın hareket mantığı aslında günlük hayatın içinde sürekli var. Özellikle kalabalık AVM’lerde insanlar resmen sürünerek ilerliyor.
Yılanların Bu Kadar Rahat Hareket Etmesi Biraz Fazla Özgüvenli
Düşünsene…
Kol yok.
Bacak yok.
Ama özgüven tavan.
Ben markette kasaya yanlış sıradan girince özür dileyip ortamdan kayboluyorum. Yılan ise dümdüz doğaya çıkmış:
“Ben buranın bel kemiğiyim.”
İnanılmaz bir karakter.
Bazen düşünüyorum, keşke insanların da bu kadar net bir özgüveni olsa.
Mesela ben geçen gün kahve siparişi verirken bile gerildim.
Barista:
— “Orta boy mu büyük boy mu?”
Ben:
— “Sizin için hangisi uygunsa…”
Niye böyle dedim bilmiyorum. Kahveyi adam içmeyecek sonuçta.
Yılan olsam:
“Sürünürüm kardeşim. Büyük ver.”
3. Sınıf Çocuklarının Yılan Merakı Çok Başka
İlkokul çocukları dünyanın en acımasız ama en dürüst araştırmacıları olabilir.
Kuzenim geçen gün bana geldi:
— “Abi yılanın kemiği var mı?”
Dedim:
— “Var.”
Çocuk şok oldu.
Çünkü bizim zihnimizde kemik sahibi canlı dediğin biraz “dik duran” bir şey. Yılan resmen biyolojinin ters köşesi.
Sonra devam etti:
— “Peki neden düşmüyor?”
Bak işte burada insanın beyninde kısa devre oluyor.
Bir anda kendimi Discovery Channel anlatıcısına dönüşmüş halde buldum:
“Çünkü sevgili kardeşim, yılanın omurgası çok esnektir…”
Çocuk beni dinlemeyi bıraktı, tost yemeye geçti.
Hayat bazen gerçekten acımasız.
Yılan Gibi Hareket Eden İnsan Türleri
Şimdi dürüst olalım. Hepimizin hayatında “yılan gibi hareket eden” insanlar var.
Ama mecazi anlamda değil yalnız. Fiziksel olarak da var.
1. Kalabalıkta Omzunu Kullanarak İlerleyenler
Bunlar insan değil adeta metro ninja ekibi.
AVM’de herkes sıkışmış durumda ama o kişi bir şekilde aradan süzülüyor.
Hiç temas yok.
Hiç açıklama yok.
Sadece:
“Fıssst…”
Kayboldu.
Yılan hareketinin modern şehir versiyonu bu olabilir.
2. Evde Gece Sessizce Mutfağa Gidenler
Gece saat 02.17.
Ev sessiz.
Sen sadece su içeceksin ama ailen uyanırsa açıklama yapman gerekecek:
“Hayır anne, yine tost yapmıyordum.”
O yüzden yere yakın, sessiz ve kontrollü hareket ediyorsun.
Adeta belgesel çekiliyor.
Ben geçen gece mutfağa giderken masaya çarptım. Çıkan sesle mahallede üç köpek havladı. Gizlilik operasyonum başarısız oldu.
Yılan olsam çok daha profesyonel yönetirdim.
Yılan 3. Sınıfta Nasıl Hareket Eder? Sorusu Neden Bu Kadar Komik?
Çünkü soru aşırı ciddi bir tona sahip ama cevap inanılmaz sade.
Bu durum bana okul hayatını hatırlatıyor.
Öğretmen sorardı:
— “Çocuklar, yılan nasıl hareket eder?”
Sınıfta herkes aşırı odaklı.
Sanki NASA görevi çözüyoruz.
Bir çocuk mutlaka şöyle derdi:
— “Kayarak.”
Diğeri:
— “Sürünerek.”
Arka sıradan biri:
— “Hocam uçan türü yok mu?”
İşte eğitim hayatının özeti bu.
Bir tarafta bilgi.
Diğer tarafta kaos.
Benim İlkokuldaki Bilimsel Özgüvenim
İlkokuldayken her konuda gereksiz özgüvenim vardı.
Öğretmen:
— “Yılan nasıl hareket eder?”
Ben parmak kaldırıyorum:
— “Hocam karın kaslarıyla.”
Nereden biliyorum?
Bilmiyorum.
Muhtemelen televizyonda duydum ve akademik kariyer inşa ettim kafamda.
O yaşlarda insanın özgüveni inanılmaz oluyor. Şimdi biri bana “emin misin?” dese kendi adımı tekrar kontrol ederim.
Yılanların Hareket Sistemi Aslında Büyük Saygı Hak Ediyor
Şaka bir yana, düşününce gerçekten etkileyici.
Doğada hayatta kalmak için:
Sessiz hareket ediyorlar,
Hızlı yön değiştiriyorlar,
Enerjiyi verimli kullanıyorlar.
Ben ise eve çıkarken ikinci katta nefes nefese kalıyorum.
Geçen gün apartmanda poşet taşıyorum. Komşu teyze:
— “Evladım yardım edeyim mi?”
25 yaşındayım.
Orada anladım ki yılan benden fiziksel olarak daha hazır durumda.
İç Sesimle Yüzleşme Anı
Bir gün belgeselde yılan izliyorum.
Anlatıcı diyor ki:
“Yılan minimum enerjiyle maksimum hareket sağlar.”
Ben o sırada kanepeye uzanmış üçüncü kahveyi içiyorum.
İç ses:
— “Bak hayvan senden daha planlı yaşıyor.”
Gerçekten kırıcıydı.
İzmir Sıcağında Herkes Biraz Yılanlaşıyor
Yazın İzmir’de yürüyen herkes aslında sürünme moduna geçiyor.
Öğlen 2’de dışarı çık:
Omuzlar düşük,
Hareket yavaş,
Gözler kısık,
Ruh bedeni terk etmiş.
Özellikle asfaltın üstünden sıcak hava yükselirken insanların yürüyüşü biyolojik olarak değişiyor.
Ben geçen yaz Alsancak’ta yürürken gölgeleri takip ede ede ilerliyordum. Resmen taktiksel sürünme.
Bir ara kendime dışarıdan baktım:
“Bu çocuk ya çok susadı ya da National Geographic seçmelerine gidiyor.”
Yılanlardan Öğrenmemiz Gereken Şeyler
Evet, bu noktaya geldik.
Hayat bazen insanı öyle yoruyor ki motivasyon konuşmalarını bir kenara bırakıp yılandan ilham almak istiyorsun.
1. Gereksiz Enerji Harcama
Yılan boş yere zıplamıyor.
Boş yere tribe girmiyor.
Sessizce ilerliyor.
Biz?
Gece yatmadan önce 2016’daki utanç verici anıları düşünüyoruz.
2. Dengeli Hareket Et
Yılan kontrollü ilerliyor.
Ben markette kaygan zemine basınca çizgi film karakterine dönüyorum.
Demek ki öğrenmem gereken şeyler var.
3. Sessizlik Güçtür
Yılanlar genelde sessizdir.
Ben ise arkadaş ortamında komik olay anlatırken heyecandan kendi hikâyemi unutuyorum.
— “Sonra çocuk dedi ki… şey… ne diyordu ya…”
Karizma yere düşüyor tabii.
Sonuç: Yılan 3. Sınıfta Nasıl Hareket Eder?
Kısacası yılanlar kaslarını kullanıp vücutlarını kıvırarak sürünür. Karın pulları sayesinde yere tutunup hareket ederler.
Ama mesele sadece fen bilgisi değil.
Bence bu soru biraz da hayatın garipliğini anlatıyor.
Ayağı olmayan hayvan kilometrelerce ilerliyor.
Biz ise bazen tam donanımlı halde yerimizde sayıyoruz.
O yüzden yılanlara hafif saygı duymaya başladım.
Tabii çok yakınlaşmadan.
Çünkü uzaktan sevmesi daha güvenli bir canlı.
Yine de biri dönüp bana artık:
— “Yılan 3. sınıfta nasıl hareket eder?”
diye sorarsa, sadece “sürünerek” demem.
Derin bir nefes alır, uzaklara bakar ve şöyle derim:
“Kas gücüyle kardeşim… biraz da karakter meselesi.”